728x90-CB.jpg

Gündüz Gölönü | Kazı Resim | Millî Reasürans Sanat Galerisi

63.690 izlendi

Gündüz Gölönü

Kazı Resim

3 Ekim – 22 Kasım 2018

Millî Reasürans Sanat Galerisi

 

Gündüz Gölönü’nün, “Kazı Resim” başlıklı sergisi 3 Ekim – 22 Kasım 2018 tarihleri arasında Millî Reasürans Sanat Galerisi’nin açılış sergisi olarak gerçekleşecektir.

Gündüz Gölönü (1937-2014) bu sergide; hayatı, sanat yaşamı, Türkiye ve ABD’de yaptığı özgün baskı ağırlıklı yapıtlarından ve art booklarından, serginin küratörü Marcus Graf tarafından önemli bir kesit seçilerek hazırlanan kapsamlı bir içerikle izleyici ile buluşacaktır.

Tasarımını Yeşim Demir’in yaptığı, bu sergiye özel hazırlanan kitabın ana metni Evrim Altuğ tarafından kaleme alınırken, Berin Gölönü de yayın için Kala Sanat Enstitüsü kurucusu Archana Horsting ile sanatçı üzerine özel bir söyleşi gerçekleştirdi.

Sanatçı ile apıtları üzerine konuşurken şöyle demiştir: “Son dönemde yaptığım işler sayesinde anladım ki İslam sanatının temel kıstası ışık kullanımında ve o ışığın yüzeyler üzerindeki yansımaları olan geometrik motifler yatıyor. Bu bence minyatürün başlangıç noktasını oluşturuyor ve ben bunu işlerimde bu fikirleri çeşitli modern yaklaşımlar ve gravür teknikleriyle birleştirerek kullanıyorum. İslam minyatürlerinde ışığın dağılımının kullanımının analizini yapmak bana motif ve gridlerin temel kullanımına dair zengin bir kaynak sundu. Bunun ötesinde benim işlerim İslam'da tasavvuf düşüncesine ait birlik ve çeşitlilik kavramlarının felsefi yönleriyle ilgili. Sanatta ifade edilmiş halleriyle tasavvuftaki madde ve yaşamın birliğine dair fikirler benim başarmak istediğim şeyin temelini oluşturuyor. Bir resmin nihaî sonucu olabilecek birliğin arkasında evrenin moleküler doğası yatıyor gibi hissediyorum. Sanatçının amacı, tıpkı tasavvuf felsefecileri gibi, en basit birim ya da işaretle başlayarak ve bir bütüne ulaşmak üzere bunlardan pek çok sayıda kullanarak o birliğin doğasını yaratmak ve iletmektir. Hem öğretmenliğimin hem de sanatımın gelişiminde her zaman fark ettim ki en basit motifler paradoksal olarak karmaşık fikirlerin ifadesi için en zengin aracı sunuyor.”

 

Evrim Altuğ ise yazısında sanatçının yapıtalarıyla ilgili şunları söylemekte: “Gündüz Gölönü (1937-2014) yapıtlarını birer bilgi taşıyıcı araç - medium olarak görmekten hiç vazgeçmez. İmgeye bu sorumlulukla yaklaşır, ilettiği bilginin çok sesli ve mümkün olan en derin ve uzun ömürlü imasını, sanatın çoksesli anlatım olanaklarıyla, esnek bir tavırla araştırır.  ‘Leksikoloji / Lexicology / Kelimebilim’, yapıtlarında önemli bir estetik ve görsel anlatım aracı olarak yerini alır. Gölönü’nün bu bağlamda ‘Etimoloji’ ile ilişkisi de hiç bitmeyecektir. Aynı şekilde Gölönü,  sözcüğün biçimsel görünüşü ile ilgilenen ‘Morfoloji’yi de bir plastik dil üretim metodu olarak, eserlerine sıklıkla dahil eder. Şeylerin kökeniyle ilgilenmek, yapıtlarının ‘doğası’nın da temellerini rasyonel bir tavırla sağlamlaştırır, ama bir yandan onları evrimci bir yaklaşımla ‘kataloge’ de eder.

Gölönü’nün sanatçı kitapları, bilgiyi muhafaza edip ona insanlığa bırakılabilecek emanet misali yaklaştığı birer ‘barınak’ gibi, ihtiyat ve nezaketle tasarlanmıştır.  Sanatçı dilin ve ele aldığı kavramların semantik arkeolojisini Sümer ve Latin, Eski Yunan, Arapça ve Eski Türkçe, Osmanlıca, İngilizce gibi birçok dilin akustik ve yazınsal refakatiyle, plastik olarak da heterojen karakterdeki eserlerinin tabakalarına sindirir. Çalışmalarında yer, deniz ve gök haritalarının o evrensel kâşif - karakteri de varlık gösterir. Hem siyasî, hem coğrafi anlam haritalarıdır bunlar. Gölönü eserlerinin kişiliği, oto portre değerindeki eserine verdiği isim gibi, ‘organik / geometrik’tir, yani hem ruhsal, hem zihinsel bir kökenden gelir. Hem dikey, hem yatay, hem düşey ve hem de spiraldir.”

 

Sergi, 3 Ekim-22 Kasım 2018 tarihleri arasında Millî Reasürans Sanat Galerisi’nde izleyicilerle buluşacaktır.

 

Müzik: Müzikotek

 

Serginin Küratörü Marcus Graf, izleyiciler için sergi üzerine şu değerlendirmede bulunmakta: “Kazı Resim, Gündüz Gölönü’nün 1960’ların sonundan 1990’ların ortasına kadar ürettiği baskı işlerine odaklanıyor. Bu retrospektif sergi, sanatçının süsleme ile anlatı, gelenek ile çağdaşlık, geleneksel İslam sanatı ile Minimalizm, Op-Art gibi Batı’daki modern hareketlerde bulunan dekoratif unsurları birbirine nasıl bağladığına dair muazzam bir hikâye anlatıyor. Sanatçının eserleri kültürler ötesi, çoğulcu ve çoklu nitelikleri sayesinde kültürel hegemonya ve üstünlüğün her türlüsüne karşı çıkıyor. Gündüz Gölönü’nün oluşturduğu külliyat, görsel sanatlar ile kültürel ifadelerin çeşitli biçimleri arasında köprüler kurmayı hedefleyen, bitmek tükenmek bilmez bir macerayı içeriyor. Burada semboller ve dokular, sözcükler ve süslemeler, figürler ve soyutlamalar, başka dünyaların dilleri yekpare bir bütüne dönüşüyor. Bu bağlamsal boyut, Gölönü’nün eserlerine sanatın ve estetiğin sınırlarını aşan bir önem kazandırıyor çünkü sanatçı, içinde yaşadığımız ayrı cinsten gerçeklikleri eleştirel bakışla gözler önüne sererken bilgi üretimi için de alternatif yollar öneriyor. Gölönü’nün külliyatı işte bu nedenle sanattaki postmodern yaklaşımın erken dönem örneklerindendir. Kültürler ötesi, çoğulcu ve çoklu niteliklerinin yanı sıra postmodernizmin farklılık temelindeki eleştirisinin bilinciyle sanatçının eserleri, kültürel hegemonya ve üstünlüğün her türlüsüne karşı çıkar.”



BENZER VİDEOLAR

ART BLOG