noktabeylerbeyi 728.jpg

Ahmet Güneştekin | Ölümsüzlük Odası | Tersane İstanbul

117.420 izlendi

Ahmet Güneştekin

Ölümsüzlük Odası

Tersane İstanbul

 

Güneştekin’in mitoslarla beslenen düşünce dünyasının yaratıcı ve şiirsel bir görünümünü sunuyor Ölümsüzlük Odası. Göbekli Tepe’deki kazılarda elde edilen buluntuların yapısal ve biçimsel özellikleri, gösterdiği anlam dünyası sanatçının Ölümsüzlük Odası enstalasyonunda düşüncelerini şekillendiren öğeleri oluşturuyor. Güneştekin bu buluntular üzerindeki betimleri belleğindeki mitoslarla ilişkilendirerek yorumluyor. Nasıl yapıyor bunu?

 

Göbekli Tepe’de ortaya çıkan anıtsal yapılar tarih yazımının birincil kaynakları olarak kabul ediliyor. Farklı düşünce dünyalarına ait grupların bir araya gelişlerinin, sosyal ve kültürel etkileşim ve gelişmelerinin sonucu buluntular da katmanlar halinde yüzeye çıkıyor. Burası insanlığın sadece tarihsel belleğinin değil mitsel ve kültürel belleğinin inşasında da belirleyici bir kaynak olarak işlev görüyor. Girift formlarla işlenmiş monolitler en çok bilinen kurucu mitoslardan bazı sahnelere işaret ediyor. Güneştekin bu sahneleri yorumluyor, monolitler üzerinde yer alan rölyeflerdeki hayvan figürlerinin ve bu figürlerin birbiriyle ilişkisinin ortaya çıkardığı anlatının Nuh’un tufan öyküsü ile örtüştüğünü düşünerek enstalasyonu tasarlıyor.  

 

Anlatının işaret ettiği, Gılgamış’ın ölümsüzlüğü bulmak için dünyanın sonuna doğru çıktığı yenilgisi kaçınılmaz olan yolculuğunda, tanrıların insanlığı yok etmek için yarattığı büyük tufandan kurtulmayı başararak ölümsüzlüğünü kazanan Utnapiştim ile karşılaşmasının öyküsü. 4000 yaşındaki Babil şiiri, bildiğimiz adıyla Gılgamış Destanı. Gılgamış’ın istediği ölümsüzlüğün sırrı. Şiir evrensel bir insanlık durumunu anlatıyor. Ölümsüzlük Odası Güneştekin’in bugün evrenselliğini halen koruyan bu arayış temasının modern kültürler üzerindeki etkisinin derinliğini gösterme ve yorumlama biçimi. 

 

Ölümsüzlüğü arayış ve yolculuk temaları etrafında ördüğü Ölümsüzlük Odası, sanatçının düşünce dünyasının etkileyici bileşiminde bir başlangıç ve bitiş noktası buluyor. Gılgamış’ın ölümsüzlüğü arayışı, tanrılardan ölümsüzlüğünü kazanan Utnapiştim’in Gılgamış’a neden ölümsüzlüğe asla sahip olamayacağına dair verdiği bilgece öğüt, ve en sonunda yenilgisini kabul edişi bu bileşimin parçaları. Bir diğer parçası ise, Gılgamış’ın dünyanın sonuna doğru çıktığı ölümsüzlüğü arayış yolculuğuna benzer şekilde Zülkarneyn’in yolculuğunda karşılaştığı güneşe tapan ve evleri kapısız toplumlar. 

 

Zülkarneyn iki önemli dinsel kaynakta geçiyor, bu kaynaklar Kuran ve Tevrat. Güneştekin için bu kaynakların önemi mitolojilerin farklı toplumsal örgütlenmelerde yüzeye çıkma ve yorumlanma biçimini göstermesi. Zülkarneyn’in Büyük İskender olabileceğini, Kuran’ın bu bölümlerini Gılgamış’ın öyküsünden aldığını öne süren araştırmalar, şiirin yazılmasından çok sonra hangi kaynaklar üzerinden yüzeye çıktığını anlamak için oldukça önemli. Bu ilişkileri, mitoslara ve sözlü kültürlere ait dünyaların geçişken niteliğini, sanatçının Gılgamış ve Zülkarneyn’in yolculukları arasında oluşturduğu diyalog üzerinden okumak mümkün. Her iki yolculuğun da evrensel bir niteliği var. Güneştekin bu evrensel durumu kendi bakış açısıyla yeniden yorumluyor. 

 

Müzik: Müzikotek



BENZER VİDEOLAR

ART BLOG